Can Yayınları'nın 25.yılını kutladığı 2007 senesinde yayımladığı özel basımlara bir yenisi eklendi : Can Öykü Antolojisi. Bu antoloji Türk öykücülüğünün önemli 90 yazarının 90 öyküsüne yer veriyor. Önsöz'ü Celal Üster kaleme almış ve Can Yayınları'nın babası olarak nitelendirilen Erdal Öz'ün öykü üzerine yaptığı bir konuşmadan şu alıntıyı bizlere aktarmış :
"İyi bir romanı, uzun süren bir doğum sancısı gibi düşünürsek, öykü, onun yanında bir baş dönmesi'dir. (...) Roman okuru sabırlıdır. İlk on sayfa, yirmi sayfa, otuz sayfa ilgisini çekmeyebilir; okur sabreder. (...) Öykü'nün böyle bir şansı yoktur. Öykü, daha ilk bir iki cümlede okurun ilgisini çekmek zorundadır. İlk cümle çok önemlidir öyküde. Diyelim, okur kitaptaki ilk öyküsü okudu. Bir yürek buruntusu, bir baş dönmesi yaşadı. Bir öykü, bit bütündür; bir roman kadar bütündür. Okurun hemen ikinci öyküye geçmesi, öykünün şanssızlığıdır. Okur, daha ilk öykünün baş dönmesini atlatamadan ikini öyküye geçerse, o öykü kitabına yazık olacaktır. Okur, okumasına ara vermelidir; kalkıp - içiyorsa- bir sigara yakmalı, gidip pencereden rüzgarda sallanan bir ağacı, sokağı, karşı damları, pencereleri seyretmeli, -içiyorsa- içkisinden bir yudum almalı, kitaplığındaki iki üç kitabın yerini değiştirmelidir; o ilk öykünün sarsıntısından kurtulmalıdır. İlk öykünün sarsıntısı kesinlikle atlatılmalıdır. Çünkü ikinci öykü, okuru yeni bir baş dönmesine götürecek büyülü yeni bir ortamdır..."
Sunday, November 4, 2007
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment